Murat YükselAnlatıyı geç

Amblem

İki kanat, yukarı

Sekmede duran, kartvizitin köşesinde duran, her sayfanın solunda duran işaret. Bir daire ve içinde bir çizgi sanıyorsun. Değil.

Yaklaş.

Biçim

Vektörel bir manta

Amblem tek bir anı donduruyor: kanat uçları yukarı kalkmış bir manta vatozu. Simetrik bir desen değil, hareketin tam tepe noktası — bir sonraki vuruşun hemen öncesi.

Duran bir şey değil, duraklamış bir şey.

Hareket

Yüzmez. Uçar.

Manta suyu iterek ilerlemez. Kanatlarını bir kuş gibi çırpar; denizin içinde uçar. Balıkların çoğu gövdesini kıvırırken o kanat çırpar — bu yüzden hareketi çabalı değil, akışkan görünür.

Tasarımda aradığım şey de bu: emeğin görünmediği sonuç.

İlk izlenim

Güler yüzüyle bilinir

Mantayı sevimli kılan, ağız hattının insanda bıraktığı gülümseme izlenimidir. Dalgıçlar onu bu yüzden hatırlar: yaklaşır, döner, bir süre eşlik eder, sonra gider.

İlk izlenim hep aynı: zararsız.

İkinci okuma

Sonra silüete bakarsın

Aynı kanatlar, ışığa karşı başka bir şeye benziyor. Yukarı kalkmış iki uç — suyun yüzeyini yaran o tanıdık hat. Amblem bunu saklamıyor; sadece önce söylemiyor.

Aynı canlı. Aynı çizgi. Yalnızca açı değişti.

Neden bu işaret

Tek katman yetmez

Bir amblem insanı anlatacaksa, bir okumayla bitmemeli. Bunda iki tane var: uzaktan bakınca sakin, yaklaşınca keskin. Hangisini gördüğün, ne kadar yaklaştığına bağlı.

Amblem yerine döndü

Sekmedeki o küçük daire artık bir işaret değil. Kanatları yukarıda, bir sonraki vuruşu bekliyor.

Kaydır