Bugün
İç Mekanda
5 Sinyal

Bugünün seçkisi; erişilebilir mobilya, workplace pod kimliği, Vienna Secession etkili konut, Kore patchwork geleneğinden doğan seramik yüzeyli mobilya ve kauçuk aydınlatma üzerinden beş kaynaklı tasarım okuması sunuyor.

01
Mobilya

Erişilebilir mobilya artık medikal görünmek zorunda değil

AWEchair erişilebilir lift chair tasarımı konut iç mekanında rafine mobilya diliyle sunuluyor
Fotoğraf: Christopher Coe / Design Milk

AWEchair, erişilebilir mobilya kategorisindeki en büyük problemi doğrudan hedefliyor: destekleyici ürünlerin çoğu evin estetik diline ait görünmüyor. Tasarım, klasik club chair oranlarını, deri yüzeyleri ve gizlenen hareket mekanizmasını bir araya getirerek lift chair fikrini medikal ekipman görüntüsünden uzaklaştırıyor.

Ürünün geliştirme sürecinde mühendislik, ergonomi, ortopedi ve gerontoloji bilgisinin birlikte çalışması önemli. Bu yaklaşım, yaş alma veya hareket kısıtı konusunu sonradan eklenen bir aparat gibi değil, mobilyanın baştan tasarlanan asli fonksiyonu gibi ele alıyor.

Konut ve hospitality projeleri için asıl değer burada: erişilebilirlik, mekânın atmosferini bozan teknik bir zorunluluk olmadan da çözülebilir. AWEchair bu açıdan konfor, bağımsızlık ve görsel bütünlüğü aynı ürün fikrinde topluyor.

02
Workplace

Workplace pod, ürün değil yaşam sahnesi gibi anlatılıyor

ROOM workplace pod ve yeni marka kimliği içinde modern çalışma alanı sahnesi
Fotoğraf: ROOM / Design Milk

ROOM, yeni marka kimliğiyle yalnız akustik telefon kabini üreten bir marka olmaktan daha geniş bir workplace altyapısına geçişini anlatıyor. Ürünler artık tekil objeler gibi değil; açık ofiste odaklanma, görüşme, kısa kaçış ve sosyal karşılaşma anlarını taşıyan küçük mimari birimler gibi konumlanıyor.

Kampanya dilinde ürünün kendisinden çok insan hareketi öne çıkıyor. Bu tercih önemli çünkü çalışma mekânlarında kullanıcı deneyimi, artık sadece masa ve sandalye seçimiyle değil, gün içindeki mikro senaryoların nasıl desteklendiğiyle değerlendiriliyor.

İçmimarlık açısından ROOM örneği, açık ofis problemine dekoratif değil mekânsal bir cevap veriyor. Mahremiyet, akustik konfor ve esneklik; kapalı kutu hissine dönüşmeden, daha yumuşak ve gündelik bir sahne diliyle kuruluyor.

03
Konut

Vienna Secession, çağdaş aile evine yumuşak çizgilerle dönüyor

Viyana dairesinde çağdaş Art Nouveau ve Vienna Secession etkili açık plan iç mekan
Fotoğraf: Vigo Jansons / Interior Design

Yana Molodykh’in Viyana’daki aile evi, Art Nouveau ve Vienna Secession etkisini doğrudan alıntılamak yerine çağdaş bir iç mekân gramerine dönüştürüyor. Kavisli formlar, kesintisiz çizgiler ve özel üretim mobilyalar, dairede daha akışkan bir yaşam hissi yaratıyor.

White Tiger quartzite, pirinç, cam, özel veneer tonları ve yumuşak geçişler, tarihsel referansın dekoratif kopyaya dönüşmesini engelliyor. Mutfak, giriş, oturma alanı ve çalışma bölümleri tek tek değil, bütüncül bir kompozisyonun parçaları gibi ele alınmış.

Bu projenin güçlü tarafı, aile yaşamının işlevsel ihtiyaçlarını estetik fikrin gerisine atmaması. Depolama, dolaşım, ışık ve detay kararları; Viyana’nın kültürel hafızasını bugünün konut konforuyla dengeliyor.

04
Ürün

Kore patchwork geleneği, seramik yüzeyli mobilyaya dönüşüyor

Jogakbo koleksiyonunda renkli glazed ceramic tile yüzeyli ahşap mobilyalar
Fotoğraf: Interior Design / Studio D’Haene

Studio D’Haene’nin Jogakbo koleksiyonu, geleneksel Kore patchwork tekniğini yüzeye uygulanmış bir motif olmaktan çıkarıp mobilyanın yapısal ve görsel mantığına dönüştürüyor. Ahşap formlar üzerindeki glazed ceramic tile yüzeyler, textile hafızasını daha kalıcı ve heykelsi bir malzemeye taşıyor.

Masalar, konsollar ve credenzalar; renkli parçaların bir araya gelişinden doğan bir ritimle çalışıyor. Bu dil, zanaat mirasını nostaljik bir süsleme olarak değil, çağdaş mobilya tasarımında kompozisyon kuran bir sistem olarak gösteriyor.

İç mekân tarafında Jogakbo, tek bir statement parça ile odaya kültürel derinlik ve yüzey zenginliği eklemenin iyi bir örneği. Seramik, ahşap ve renk ilişkisi; mobilyayı yalnız işlevsel bir gövde olmaktan çıkarıp mekânın ana karakterlerinden birine dönüştürüyor.

05
Aydınlatma

Kauçuk lamba, malzemeyi daha punk ve esnek hale getiriyor

Atelier Fomenta Rubber lamp kauçuk malzemeyle deneysel aydınlatma tasarımı
Fotoğraf: Arseni Khamsin / Interior Design

Atelier Fomenta’nın Rubber lamps serisi, aydınlatma tasarımında malzeme beklentilerini tersine çeviriyor. Doğal kauçuk ve sentetik neopren tabakalar, alüminyum perçinlerle bir araya gelerek iç taşıyıcı olmadan yükselen daha esnek, daha deneysel bir ışık objesine dönüşüyor.

Koleksiyonun çıkış noktası endüstriyel kauçuk tabakaların rulo halinde bulunma biçimi. Tasarımcılar bu üretim belleğini saklamak yerine görünür kılıyor; lambanın formu, malzemenin kıvrılma ve gerilme davranışından doğuyor.

Bu yaklaşım, aydınlatmayı kusursuz bitmiş metal veya cam obje estetiğinden uzaklaştırıyor. Rubber lamps, mekâna hafif punk bir enerji, dokunsal bir gerilim ve güçlü bir malzeme hikâyesi ekleyen deneysel bir ürün dili öneriyor.