Bugün
İç Mekanda
5 Sinyal

Bugünün seçkisi; wellness iç mekânında sakinlik arayışı, aydınlatmada ahşap-akrilik katmanlar, London Design Festival’in zanaat ve teknoloji gündemi, açık ofis için taşınabilir mikro-mekân ve Maison Shanghai üzerinden üretimle tasarım arasındaki yeni bağı okuyor.

01
Mekân

Skin studio, klinik beyazdan sakin bir ritüel mekânına geçiyor

Sana Skin Studio Wynwood içinde kavisli resepsiyon ve nişli duvar
Fotoğraf: Sana Skin Studio / Tripadvisor image reference

Sana Skin Studio’nun yeni Wynwood flagship’i, wellness ve beauty iç mekânlarında uzun süredir tekrar eden klinik beyaz dilinden daha sıcak, daha dokulu ve daha mimari bir atmosfere geçişi temsil ediyor. Michael Dolatowski’nin yaklaşımı; yüksek tavan, kavisli geçişler, arched açıklıklar, yuvarlak ışık elemanı ve tonal perdelerle mekânı ayrı odalar yerine devam eden bir iç peyzaj gibi okutuyor.

Design Milk’in aktardığı projede krem-bej limewash duvarlar JH Wall Paints ile katmanlanıyor; koridorda hand-formed terracotta bricks, satış noktasında fluted travertine, yoğun kullanılan yüzeylerde Cosentino Dekton tercih ediliyor. Bu malzeme kararları yalnız dekoratif değil: dokunma hissi, hijyen, dayanıklılık ve markanın sakin ritüel fikri aynı düzlemde çözülüyor.

Projede Japon tasarımına gönderme yapan paper lantern’lar, mini Zen garden detayları ve kumaş geçişler, perakende alanını tedavi odalarından koparmadan bağlıyor. Wynwood gibi görsel olarak yoğun bir bölgede bu kadar kontrollü bir iç mekân kurmak, yeni beauty retail dilinde “sessizlik” ve “devamlılık” kavramlarının giderek daha değerli hale geldiğini gösteriyor.

02
Aydınlatma

Aydınlatma, buz katmanlarını ahşap ve akrilikle yeniden okuyor

Hollis+Morris Beaufort koleksiyonundan ahşap ve akrilik aydınlatma armatürleri
Fotoğraf: Hollis+Morris / Interior Daily image reference

Hollis+Morris’in Beaufort koleksiyonu, Arctic ice fikrini doğrudan buz formu taklidiyle değil, ışığın malzemeden geçiş biçimiyle yorumluyor. Mischa Couvrette’in 3daysofdesign dönüşünde başlayan fikir, ice depth, transparency ve hidden depth kavramlarını aydınlatma armatürünün konstrüksiyonuna taşıyor.

Koleksiyonda rough-sawn solid oak veya walnut parçalar yarım silindir gövdelere dönüştürülüyor; içten oyulan ahşap hacim ışık teknolojisini gizlerken ışığın kaçışını kontrol ediyor. Sandblasted acrylic tarafında stepped shoulders ve faceted surfaces kullanılması, ürün kapalıyken bile katman hissi veriyor; açıldığında ise difüzörden geçen ışık yumuşak geçişler oluşturuyor.

Beaufort’un güçlü tarafı, tek bir modülün sconce, horizontal pendant, vertical pendant ve table lamp olarak ölçeklenebilmesi. İç mekân projelerinde bu tür aileler, tekil armatür seçmekten çok ışık karakterini mekân boyunca tutarlı biçimde sürdürme imkânı verdiği için değer kazanıyor.

03
Etkinlik

London Design Festival, zanaat ve teknolojiyi aynı şehir sahnesine taşıyor

London Design Festival 2026 Framing LDF görsel kimliği ve galeri iç mekânı
Fotoğraf: Pentagram + London Design Festival

London Design Festival 2026, 12–20 Eylül arasında craft, teknoloji, ekoloji, göç ve kültürel değişim başlıklarını Londra’nın müze, galeri ve kamusal alanlarına yayıyor. Wallpaper*’ın güncel ön izlemesine göre festivalin bu yılki programı, tasarımı yalnız ürün lansmanı olarak değil; malzeme hikâyesi, üretim belleği ve kamusal deneyim üzerinden okuyor.

The Pangolin Shield gibi kamusal işler bamboo ve woven shield referanslarıyla malzemenin tarihini gündeme taşırken, V&A ve Design Museum çevresindeki programlar craft ile teknolojiyi aynı zeminde tartışmaya açıyor. Ham House’daki Past Made Present projesinde Kingston University öğrencileri 400 yılı aşan tarihsel bir mekâna ürün ve prototiplerle yanıt veriyor.

Bu seçkinin iç mekân tarafındaki önemi, festivalin “yeni obje”den daha geniş bir gündem kurması. Bugün takip edilen şey yalnız güzel bir sandalye veya lamba değil; o parçanın hangi arşivden, üretim bilgisinden, sosyal hikâyeden ve mekânsal deneyimden beslendiği.

04
Ürün

Açık ofisin içinde kişisel çalışma pod’u geri dönüyor

Seed Pod beyaz ahşap çıtalı yeşil oturma alanlı kişisel çalışma kabini
Fotoğraf: Michael Jantzen / Archinect image reference

Michael Jantzen’in Seed Pod prototipi, açık ofislerin ve hibrit ev-ofislerin en görünür sorunlarından birine yumuşak bir cevap veriyor: odaklanma ihtiyacı ile mekândan kopmama arzusu. Yanko Design’ın aktardığı projede tek kişilik masa ve oturma alanı, tamamen kapalı bir kabin yerine radiating fan gibi açılan beyaz ahşap slat kabukla sarılıyor.

Dikey ribs yapının arkasındaki yüksek arched spine’dan öne doğru kısalarak ilerliyor; aralıklı slat düzeni ışık ve sesin geçmesine izin veriyor. İçteki bright green bench, küçük raflar, built-in storage ve kaydırılabilir laptop yüzeyi, ürünü yalnız görsel bir sculptural pod değil gerçek kullanım senaryosuna sahip bir çalışma aracı haline getiriyor.

Tekerlekli yapı ve standart prize takılabilme fikri, pod’u kalıcı mimari müdahale olmaktan çıkarıyor. Ofis, coworking, kütüphane, showroom veya ev içinde taşınabilir mikro-mekân olarak çalışabilmesi, mobilya ile iç mimari arasındaki sınırın ne kadar inceldiğini gösteriyor.

05
Fuar

Maison Shanghai, iç mekân ve üretimi aynı gündeme alıyor

Maison Shanghai tasarım fuarı içinde ürün ve iç mekân sergileme alanları
Fotoğraf: Maison Shanghai / Jiagle image reference

Maison Shanghai 2026, 7–10 Eylül arasında Shanghai World Expo Exhibition & Convention Center’da Design Without Limits temasıyla düzenleniyor. Archiproducts’un aktardığı çerçevede fuar; designers, manufacturers, architects, hospitality professionals, retailers ve international buyers kitlesini iç dekorasyon, mekânsal çözüm ve üretim bağlantıları etrafında topluyor.

Bu yılki kurgu “4 Theme Halls + 1 Design Gathering Programme” olarak açıklanıyor. H1 Decoration Aesthetics iç dekorasyon, soft furnishings, materials ve spatial solutions başlıklarını gündeme alırken; H2 New Channel Selection üretici kaynaklarını uluslararası pazarlarla buluşturuyor. H3 Design Highland çağdaş Çin tasarımı ve disiplinlerarası pratiği, H4 Future Presence ise yeni yaşam modelleri ve emerging creative practices alanını açıyor.

Fuarın 80.000 metrekare, 1.000’den fazla marka, 100’den fazla forum ve 20’den fazla özel etkinlikle ilerlemesi, iç mekân sektöründe ürün seçiminin artık yalnız katalog taraması olmadığını gösteriyor. Tasarımcı için değer, bitmiş ürünü görmek kadar üretim zinciri, malzeme kapasitesi ve kültürel tasarım yönünü aynı anda okumakta.