Bugün
İç Mekanda
5 Sinyal

Bugünün seçkisi; New York’ta miras otel yenilemesi, Roma’da villaya dönüşen flagship, dış mekâna taşınan heykelsi ışık ve yerel zanaatla kurulan iki yeni konaklama deneyimi üzerine beş kaynaklı okuma sunuyor.

01
Otel

St. Regis New York, mirası müzeleştirmeden yeniliyor

St. Regis New York Astor Suite yenilenmiş oturma alanı
Fotoğraf: The St. Regis New York / Hospitality Design

St. Regis New York, Fifth Avenue’daki 1904 tarihli yapısının kapsamlı yenilemesini 171 oda ve 67 süitin tamamlanmasıyla yeni bir aşamaya taşıdı. Kamusal alanların 2024’te açılan ilk fazını izleyen konaklama katları Champalimaud Design tarafından, otelin Avrupa otel geleneği ile özel konut sıcaklığını birleştiren kurucu fikri üzerinden yeniden ele alındı.

Koridorlarda heykelsi taş ve metal aplikler ile yeniden doğuşu simgeleyen anka tüyü desenli halılar kullanılıyor. Odalardaki violet kadife, kırmızı vurgular, lake yüzeyler ve mücevher tonları Caroline Astor’ın zümrütlere ve American Beauty güllerine duyduğu ilgiden besleniyor; tarihsel referans doğrudan kopya yerine renk, parlaklık ve doku katmanlarıyla okunuyor.

Doğal mermer ve oniks, altın tonlu pirinç detaylar, bronz çerçeveli amorf sehpalar ve cam düğmeli özel konsollar mekânın ağırlığını dekoratif kalabalık olmadan kuruyor. Salvador Dalí gibi eski konuklara yapılan örtük göndermeler de yenilemeyi nostaljik bir replikadan çıkarıp geçmişle bugün arasında kontrollü bir anlatıya dönüştürüyor.

02
Retail

Roma mağazası, satış alanını hedonist bir villaya çeviriyor

Nude Project Roma flagship mağazasının ayna mozaikli iç mekanı
Fotoğraf: Gabriele Granata / Hospitality Design

Nude Project’in Roma flagship mağazası, 1.076 sq ft büyüklüğündeki satış alanını klasik bir İtalyan villasının odaları gibi ardışık biçimde kurguluyor. Madrid merkezli El Departamento’nun “la dolce villa” adını verdiği senaryo, İtalyan dolce vita fikrini dekoratif nostalji yerine dolaşım, sürpriz ve sosyal ritüeller üzerinden yorumluyor.

Ziyaretçi Il Cortile adlı giriş avlusundan Room of Power ve Chamber of Wonders bölümlerine, ardından veranda, yemek odası ve giyinme alanına ilerliyor. Koyu ceviz, honlanmış kireçtaşı, turkuaz ve mavi mikroçimento ile lake yüzeyler ciddi ve oyunbaz katmanları aynı iç mekânda buluşturuyor.

Ayna mozaikle kaplanan tonoz, mekânı bir disko topu gibi çoğaltırken gizli NFC sistemiyle çalışan şarap mahzeni alışveriş deneyimine beklenmedik bir kullanım ekliyor. Duvar freskleri, tavandan sarkan dev kırmızı kirazlar, hoparlör entegreli kasa ve özel oyun masaları markanın kimliğini logodan çok mekânsal sahnelerle görünür kılıyor.

03
Aydınlatma

İç mekân zarafeti döküm alüminyumla dışarı çıkıyor

Garnier & Linker Aurora dış mekan aydınlatma koleksiyonu
Fotoğraf: Garnier & Linker / Wallpaper*

Garnier & Linker, Paris Design Week öncesinde tanıttığı Aurora ile ilk kez dış mekân aydınlatmasına giriyor. Koleksiyon yeni bir form dili icat etmek yerine Nezu, Kora, Teree ve Thea gibi mevcut modelleri dış koşullara uyarlayarak iç ve dış mekân arasında görsel süreklilik kuruyor.

Markanın iç mekân ürünlerinde öne çıkan bronz ve sıva bu kez yerini döküm alüminyuma bırakıyor. Korozyon direnci ve daha düşük ağırlık gibi teknik avantajlar, malzemenin ham ama rafine görünen yüzeyiyle birlikte değerlendirilmiş; dayanım gereksinimi estetikten ayrı bir mühendislik katmanı gibi saklanmamış.

Aurora, teras ve bahçelerde kullanılan aydınlatmanın yalnız güvenlik ya da yön bulma aracı olmadığını hatırlatıyor. Heykelsi gövdeler ve kontrollü ışık, dış mekânı iç mekân kadar katmanlı bir atmosfer alanına çevirirken ürün ailesinin karakterini de koruyor.

04
Hospitality

Yeni retreat, manzarayı dekordan önce tasarlıyor

Ever Bloomfield retreat havuz ve bar alanı
Fotoğraf: Ever Lodges / Hospitality Design

Ever Bloomfield, Avustralya’nın Tropical North Queensland bölgesinde Daintree yağmur ormanı ile Great Barrier Reef arasında Aralık ayında açılmaya hazırlanıyor. Yalnızca tekne veya helikopterle ulaşılabilen 14 odalı retreat, mimariyi manzaraya yerleştirilen bağımsız bir obje olarak değil, iki koruma alanı arasındaki deneyimin eşiği olarak ele alıyor.

Wolveridge Architects’in yapısı iç ve dış sınırını mümkün olduğunca yumuşatırken Jacqui Dunn Interiors süitlerde yerel ahşap, taş ve Daintree bitki örtüsünden alınan renkleri kullanıyor. Yerli ve bölgesel sanatçıların eserleriyle aksesuarları, genel bir “tropik” tema kurmak yerine mekâna bulunduğu yere özgü bir kimlik kazandırıyor.

Ortak alanlar gün boyunca karakter değiştiriyor: Long Room sabah ve öğlen gün ışığıyla açılırken akşamları mum ışığı ve yerel tarihten gelen objelerle yavaşlıyor. Koyu amber ışıklı Speak Easy ve rahat Pool Lounge, tek bir resort estetiği yerine farklı sosyal tempolar için ayrı atmosferler üretiyor.

05
Yeni Mekân

İrlanda zanaatı, 16 odalı bir konukevinin omurgası oluyor

Ómós İrlanda konukevi ve restoran iç mekanı
Fotoğraf: Shantanu Starrick + Linda Brownlee / Hospitality Design

İrlanda’nın Abbeyleix kasabası yakınındaki Ómós, restore edilmiş Viktorya dönemi yapısında 16 odalı konukevi ile 32 kişilik restoranı aynı deneyimde birleştiriyor. Proje Ryan W. Kennihan Architects, Asca Studio ve Relief Gallery iş birliğiyle; çevredeki zanaat, tarım ve gündelik yaşamı mekânın ana anlatısı haline getirecek biçimde geliştirildi.

Ana yapıdaki 10 oda ile komşu coach house’lardaki altı oda birbirinden farklı karakterlere sahip. Özel doğrama ve mobilyalarda geleneksel İrlanda mobilyasından gelen elmas ve quatrefoil motifleri görülüyor; salonlar ise çay arabası, kitap, kokteyl ve uzun sohbet gibi yavaş ritüeller etrafında düzenleniyor.

Restoran ve fırın hacimleri İrlanda çiftlik yerleşimlerinden izler taşırken taş duvarlar, uzun porsuk ağaçları ve dokulu yemek salonları peyzajla güçlü bir bağ kuruyor. Douglas göknarından sauna, bakır açık hava duşları, kır çiçeği çayırları ve yürüyüş rotaları sayesinde iç mekân, arazi deneyiminden kopuk bir dekor değil daha geniş bir konaklama kurgusunun parçası oluyor.